|
|
The Turkish Journal of Gastroenterology
|
|
2009, Volume 20, No 3, Page(s) 214-219 |
|
[ English ]
[ Full Text ]
[ PDF ]
|
| Fonksiyon göstermeyen pankreas nöroendokrin tümörlü ve pozitron emisyon
tomografisiyle saptanmış rastlantısal metakron kolon kanserli bir hasta |
| Binnaz DEMİRKAN1, İlkay Tuğba ÜNEK1, Barbro ERIKSSON2, Mesut AKARSU3, Hatice DURAK4, Özgül SAĞOL5, Funda OBUZ6, Çilem BİNİCİER7, Mehmet FÜZÜN8, Mehmet ALAKAVUKLAR9 |
Departments of Internal Medicine, Divisions of 1Medical Oncology and 3Gastroenterology, 4Nuclear Medicine, 5Pathology,
6Radiology, 7Internal Medicine, and 8General Surgery, Dokuz Eylül University, School of Medicine, İzmir
Department of 2Endocrine Oncology, Uppsala University, Uppsala, Sweden 9Kent Hospital, İzmir |
Pankreas nöroendokrin tümörleri, tüm gastrointestinal tümörlerin
yaklaşık olarak %2’sini oluşturur. Yaklaşık olarak Pankreas
nöroendokrin tümörlerin yarısı fonksiyon göstermez.
Fonksiyon göstermeyen pankreas nöroendokrin tümörlü olguları
n pek çoğu spesifik semptomların olmaması nedeniyle lokal
ileri evre veya metastatik hastalıkla tanınır. İkinci primer kanserler
bu hastalarda çok nadir olarak görülür. Kolon kanseri,
Batı ülkelerinde kadınlarda ve erkeklerde primer kanserler
içinde sıklık açısından 3. sırada yer alır. Metakron kolon adenokanseri,
fonksiyon göstermeyen pankreas nöroendokrin tümörlü
bir hastada, daha önce bildirilmemiştir. 1996 yılında ultrasonografiyle
pankreas başında kitle saptanmış ancak yakınması
olmaması nedeniyle ameliyatı kabul etmemiş bir hastayı
sunmaktayız. Hastamıza, 2002 yılında, rezeke edilemeyen,
fonksiyon göstermeyen, pankreas nöroendokrin tümörü tanısıyla,
interferon alfa-2b ve oktreotid başlandı. 1 yıllık biyolojik tedavinin
ardından hasta daha ileri tedaviyi kabul etmedi. 2004
yılında, hastalık yaygınlığının değerlendirilmesi amacıyla yapı
lan pozitron emisyon tomografisinde, diğer görüntüleme yöntemleriyle
görüntülenemeyen, inen kolonda artmış aktivite tutulumu
saptandı. Operabl kolon kanseri için yapılan cerrahiden
sonra hasta, her iki tümörü nedeniyle kemoterapi ve biyolojik
tedavi aldı. 2005 yılından bugüne kadar tedavisiz genel
durumu iyi seyretmektedir. Sonuç olarak, bilgisayarlı tomografi/
manyetik rezonans görüntüleme ve oktreotid sintigrafisi,
yaygın hastalığı ve asemptomatik ikinci primer kanserleri göstermede
yetersiz olabilir. Bu nedenle, pozitron emisyon tomografisi,
gastroenteropatik nöroendokrin tümörlerin ve eşzamanlı
veya metakron kanserlerin değerlendirmesinde, değerli ümit
verici bir seçenektir. Entegre multi-model sistemik tedavi yaklaşı
mlarıyla, uzun süreli sağkalımın elde edilebilmesi için,
multi-disipliner onkoloji ekibi tarafından yaşam boyu izleme
ihtiyaç vardır.
|
|
[ English ]
[ Full Text ]
[ PDF ]
|
|